SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık

BİLGİNHABERCİ - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Veysi İpek’ten Bayram Mesajı Haber

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Veysi İpek’ten Bayram Mesajı

İpek, bayramların sadece takvimde yer alan özel günler olmadığını, aynı zamanda insanın kendini, vicdanını ve çevresini yeniden hatırladığı kıymetli zamanlar olduğunu vurguladı. Mesajında dikkat çeken ifadeler kullanan İpek şunları söyledi: “Bir Ramazan ayını daha geride bırakırken, aslında sadece aç kalmayı değil; sabretmeyi, paylaşmayı ve birbirimizi anlamayı öğrendik. Bugün ise bayramla birlikte; kırgınlıkları geride bırakmanın, gönülleri yeniden bir araya getirmenin zamanıdır. Bayramlar; kapısı çalınmayan bir büyüğün hatırlandığı, bir yetimin başının okşandığı, bir dostla yeniden kucaklaşılan en anlamlı anlardır. Eğer bugün bir kalbe dokunabiliyorsak, işte o zaman bayram gerçekten bayram olur. Bu bayramda en büyük temennim; hiç kimsenin kendini yalnız hissetmediği, sofraların paylaşıldığı, umutların yeniden filizlendiği bir Türkiye’dir.” Toplumsal dayanışmanın önemine de değinen İpek, özellikle zor ekonomik şartların yaşandığı bu dönemde paylaşmanın ve birbirine destek olmanın her zamankinden daha değerli olduğuna işaret etti. “Bugün birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Küçük bir selam, bir ziyaret, bir yardım eli; bazen en büyük umuda dönüşebilir. Bu bilinçle hareket ettiğimiz sürece hem şehir olarak hem ülke olarak daha güçlü olacağımıza inanıyorum.” İpek, mesajının sonunda başta Mersin halkı olmak üzere tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, bayramın sağlık, huzur, bereket ve kardeşlik getirmesi temennisinde bulundu.

Meclis Üyesi İlhan Çokgün’den Bayram Tebriği: Huzur ve Bereket Dolu Bir Bayram Diliyorum Haber

Meclis Üyesi İlhan Çokgün’den Bayram Tebriği: Huzur ve Bereket Dolu Bir Bayram Diliyorum

Mersin’in hem yerel yönetiminde hem de sanayi ve üretim dünyasında aktif rol üstlenen İlhan Çokgün, mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Şehrin ekonomik dinamiklerinden sosyal dokusuna kadar her alanda kardeşlik ruhunun önemine değinen Çokgün, bayramın manevi ikliminin tüm insanlığa huzur getirmesini diledi. Mersin halkının ve sanayi esnafının bayramını içtenlikle kutlayan Çokgün, yayımladığı demeçte şu ifadelere yer verdi: "Kıymetli Hemşehrilerim, Değerli Yol Arkadaşlarım ve Sanayimizin Emektar Temsilcileri; Rahmet, mağfiret ve paylaşma ayı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’i, gönüllerimizde bıraktığı huzurla geride bırakırken; birliğimizin ve kardeşliğimizin pekiştiği Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar, sadece bir tatil değil; aynı sofrada buluşmanın, küslükleri bitirmenin ve 'biz' olma şuurunu tazelemenin en özel zamanlarıdır. Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak kentimizin her köşesinde huzurun hâkim olması, Tırmıl Sanayi Sitesi Başkanı olarak da üretim çarklarımızın bereketle dönmesi için azimle çalışmaya devam ediyoruz. Güçlü bir Türkiye ve müreffeh bir Mersin idealimiz, birliğimizden aldığımız bu manevi güçle yükselecektir. Bu duygu ve düşüncelerle; Mersinli hemşehrilerimin, aziz Türk milletinin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Bayramın tüm insanlığa barış, huzur ve sağlık getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim. Dualarınız kabul, bayramınız mübarek olsun." İlhan ÇOKGÜN MHP Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Tırmıl Sanayi Sitesi Başkanı

SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME SAĞLIK VERİYOR VE İSRAFI ÖNLÜYOR Haber

SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME SAĞLIK VERİYOR VE İSRAFI ÖNLÜYOR

SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME SAĞLIK VERİYOR VE İSRAFI ÖNLÜYOR Dünya nüfusu 2000 yılından bu yana sürekli artıyor ve 2050 yılında da büyük bir artış öngörülüyor. Türkiye'nin nüfusunun da 2050 yılında 100 milyonu aşması bekleniyor. Bu hızlı nüfus artışı, insanları besleme, su temini, enerji sağlama gibi temel ihtiyaçların karşılanması konusunda büyük zorluklara neden oluyor. Artan insan nüfusunun tükettiği enerji gerek besinlere gerekse iklimlere zarar verebiliyor. Sürdürülebilir beslenme ile nüfusun artan gıda talebi karşılanabiliyor. Akdeniz beslenme biçimi, Nordik diyeti, Çift piramit diyeti, Vegan ve Vejeteryan diyetlerle sürdürülebilir beslenme biçimleri karbon ve su ayak izini düşürmeye katkı sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Aslıhan Altuntaş, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü ile ilgili bilgi verdi, sürdürülebilir beslenmenin faydalarını ve yöntemlerini anlattı. Artan nüfus gıda talebini artırıyor Artan insan nüfusu, gıda talebini artırmakta ve gıda endüstrisini daha verimli olmaya yönlendirmektedir. Son 10 yılda gıda endüstrisindeki yenilikler ve gelişen teknolojiler, daha fazla gıda üretimi ve sürdürülebilirlik için önemli adımlar atılmıştır. Gıda endüstrisindeki yenilikler ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, artan nüfusun beslenmesini karşılamak ve çevresel etkileri azaltmak için önemli adımlardır. Ancak, daha fazla çalışma ve yatırım gerekmektedir, çünkü nüfus artışıyla birlikte gıda güvencesi ve sürdürülebilirlik konularında hala önemli zorluklar vardır. Artan insan nüfusunun iklim ve çevreye etkisi oldukça büyük bir endişe kaynağıdır. Nüfus artışı, daha fazla enerji, su ve gıda talebi demektir, bu da doğal kaynakların aşırı kullanımına ve çevresel baskılara yol açmaktadır. Bu durum ekosistem hizmetlerinin azalmasına ve doğal kaynakların tükenmesine neden olabilir. Sürdürülebilir beslenmenin farklı çeşitleri bulunuyor Artan insan nüfusuyla birlikte iklim değişikliği, çevresel bozulma ve kaynakların tükenmesi gibi sorunlarla mücadele etmek için sürdürülebilirlik odaklı politikalar ve çözümler gerekmektedir. Bu çözümlerden biri de sürdürülebilir beslenme çeşitleri olabilmektedir. Sürdürülebilir beslenme çeşitleri; Akdeniz beslenme tipi; taze gıdalar ve doymamış yağlar tüketilir. İşlenmiş ve paketli gıdaları tüketim oranı düşüktür. Ülkemiz için en uygun seçenek Akdeniz beslenme modeli olarak belirlenmiştir. Sürdürülebilir diyetlere çok kültürlü bir yaklaşım ile yerli veya yerel gıda sistemlerini anlayarak, gıdalar ve diyetlerle ilgili kültürel bilgideki çeşitliliği korumak için de fırsatlar sunabilmektedir. Aynı zamanda, yemek ve kültüre ilişkin geleneksel bilginin korunmasının önemini de gündeme getirmektedir. Ekolojik ayak izi bakımından beslenme modelleri incelendiğinde, Akdeniz diyetinin diğerlerine göre azot, karbon, su ve enerji ayak izinin daha küçük olması, dünyamızın sağlığına daha az olumsuz etki gösteren sürdürülebilir bir beslenme modeli olarak görülmektedir.Nordik diyeti; İskandinav ülkeleri olan Danimarka, Finlandiya, Norveç, İzlanda, İsveç gibi ülkelerdeki geleneksel yeme biçimi Nordik diyetine dayanmaktadır. Akdeniz diyeti ile benzerlik göstermektedir. Zeytinyağı yerine kanola yağı kullanılması Akdeniz diyetinden en önemli farkıdır.Çift piramit diyeti; klasik besin piramidinin yani Akdeniz beslenmesinin yanına besinlerin ekolojik ayak izleri sınıflandırılmaktadır. Hem bireysel hem de ekosistem açısından yeterli olacak besinleri göstermektedir.Vegan ve Vejetaryen diyetler; kırmızı et, tavuk, balık veya peynir gibi hayvansal kaynaklı besinlerin elimine edildiği diyetlerdir. Meyve sebze mevsiminde tüketilmeli Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yürütülen “Live Well Plate for Low Impact Food in Europe” (LIFE) projesi’ne göre; sürdürülebilir bir diyetin 6 temel ilkesi bulunmaktadır. Sebze ve meyve tüketimini artırmakBesin çeşitliliğini sağlamakEt tüketimini makul seviyelere indirmekGıda israfını önlemekSertifikalı gıda satın almakŞeker, şekerli içecekler, yağ, tuz ve tuz içeriği yüksek gıdaların tüketimini azaltmak Meyve sebze tüketiminde her zaman mevsiminde olanları tercih etmek, mümkünse pazarlardan alışveriş yapmak önem kazanmaktadır. Bu kapsamda ekolojik pazarlar takip edilebilir. Her gün mor, kırmızı, turuncu, sarı, koyu yeşil, açık yeşil, beyaz olmak üzere 7 farklı renkte sebze ve meyve her gün tüketilmelidir. 6 yumruk sebze ve 2 yumruk kadar meyve günlük minimum tüketim olmalıdır. Günde 1-2 su bardağı yoğurt veya kefir, haftada 1 kez kırmızı et, haftada 1 kez balık veya haftada 1 kez tavuk ana yemek olarak tercih edilebilir. Diğer günlerde protein ihtiyacı bezelye, barbunya, nohut, kuru fasulye veya börülce gibi bitkisel proteinlerden gelebilir ve sebzeler de haftada en az 2 gün ana yemek olabilir. Bu temel ilkeler uygulandığında karbon ayak izi düşürülmekte ve sürdürülebilir bir beslenme şekliyle hem sağlığa hem de doğaya faydalı olunabilmektedir.

YAZ GRİBİNDEN KORUNMAK İÇİN KLİMA KULLANMANIN 7 ALTIN KURALI Haber

YAZ GRİBİNDEN KORUNMAK İÇİN KLİMA KULLANMANIN 7 ALTIN KURALI

YAZ GRİBİNDEN KORUNMAK İÇİN KLİMA KULLANMANIN 7 ALTIN KURALI Yavaş yavaş hasta ediyor Havaların yüksek sıcaklıklara ulaştığı yaz aylarında soğuk algınlığı ortaya çıkabilir ve kendini grip, nezle, üşütme gibi belirtiler ile gösterebilir. Ancak halk arasında bilinen adı ile “yaz gribi” ifadesi kışın yakalanan gripten çok farklı bir anlam içerir. Yaz gribinin gerçek adı ‘Lejyoner hastalığı’ veya ‘Klima Hastalığı’dır. Grip ile benzer belirtiler gösterse de hastalığın sebep olduğu organizmalar gribe göre çok farklıdır. Öncelikle bu hastalık kişiden kişiye bulaşmaz. Hastalık mikrobu; su tesisatlarında, soğutma kulelerinde, havalandırma sistemlerinde çoğalarak bulaşır. Bu cihazların içinden geçen suların zerreciklerinin solunması veya istem dışı nefes yollarına kaçması ile ortaya çıkar. Günler içinde kişinin yavaş yavaş hastalanmasına neden olur.  Lejyoner hastalığının belirtileri şöyle sıralanabilir; Baş ağrısıKas ağrısıTitreme40 °C veya daha yüksek ateş İkinci veya üçüncü günde aşağıdakileri içerebilecek başka belirtiler de görülebilir; Mukus ve bazen kan getirebilen öksürükNefes darlığıGöğüs ağrısıMide bulantısı, kusma ve ishal gibi gastrointestinal semptomlarZihinsel bulanıklık  Kış gribinde kullanılan ilaçlar etkili olmuyor! Lejyoner Hastalığı tedavisinde kesinlikle daha önce kış gribi ve soğuk algınlığında kullanılan ya da çevreden tavsiye edilen ilaçlar dikkate alınmamalıdır. Mutlaka bir kulak burun boğaz hastalıkları veya göğüs hastalıkları uzmanına muayene olunarak, doktorun tavsiye ettiği ilaçlar kullanılmalıdır. Bu hastalığa en başından yakalanmamak için de çeşitli önlemler alınabilir. Klimaların ve havalandırma sistemlerinin genel bakım ve temizlikleri ile periyodik filtre değişikliklerinin zamanında yapılması; havuzların bakım, ilaçlama, havalandırma işlemlerinin; su değişimi, zemin temizliği ve havuz suyu boşaltılarak yapılan detaylı zemin temizliğinin zamanında ve özenle yapılması bu önlemler arasında sıralanabilir.  Doğru klima kullanımı Yazın klima kullanımı genel olarak minimum düzeyde olmalıdır. Ancak klima kullanılması gerekiyorsa, klimanın sık sık kapatılması bir süre bekledikten sonra tekrar açılması, hafif ama kesintisiz birkaç saat çalıştırılması,  sıcaklık ayarının çok düşürülmemesi, ideal serinliği elde edecek şekilde kurulması, bakımlarının düzenli olarak yaptırılması ve filtrelerinin zamanında yenilenmesi çok önemlidir. Uyunacak olan odanın pencere yoluyla havalandırılması, klima ile serinletilmesinden daha sağlıklıdır.   Yaz gribinden korunmak için klima kullanırken bunlara dikkat edin; Gün boyu yaklaşık her saat başı bir bardak su içilmelidir. Klima yaklaşık 22 - 23 derece civarında bir sıcaklıkta tutulmalıdır. Soğuk hava çıkış hızı (üfleme) en düşük şiddette olmalıdır.Soğuk hava çıkış yönü odanın tavanına dönük olmalı, sabit kalmalıdır.  Klima uyuyan kişilerin üzerine direkt yönlenmemelidir.  Hem pencere hem klimanın açık olduğu bir odada uyumak doğru değildir. Üşüme hissiyle uyanıldığında klimayı kapatılmamalı, sıcaklık ayarı 3 - 4 derece artırılmalıdır.

Yüz Şeklinize Uygun Geometrik ve Çekik Çerçeveli Güneş Gözlükleri Atasun Optik’te Haber

Yüz Şeklinize Uygun Geometrik ve Çekik Çerçeveli Güneş Gözlükleri Atasun Optik’te

Yüz Şeklinize Uygun Geometrik ve Çekik Çerçeveli Güneş Gözlükleri Atasun Optik’te Dünyaca ünlü markaların trend güneş gözlüğü modellerini bir araya getiren Atasun Optik, her yüz tipine uygun farklı modelde güneş gözlüklerinden bir ürün seçkisi sunuyor.  Havalı Bir Yaz Stilinin Vazgeçilmezi Çekik Güneş Gözlüğü Modelleri  Son yılların gözde güneş gözlüğü trendleri arasında yer alan çekik güneş gözlükleri, özellikle üçgen, kalp ve yuvarlak yüz şekillerine sahip olan kişilerin tercihi oluyor. Yüz hatlarını daha keskin gösteren çekik güneş gözlükleri hem spor hem şık kombinleri daha sofistike ve havalı göstererek davet kombinlerinde de tercih ediliyor. Tercihini klasikten yana kullananlar siyah çerçevelere yönelirken rengarenk çekik güneş gözlükleri yaz kombinlerine hareket katıyor.  Çekik güneş gözlüğü modellerinin öncülerinden Vogue altın rengi metal detaylarla harmanladığı güneş gözlükleriyle sade bir kombini bile göz alıcı hale getirirken minimal modelleri sevenlerin tercihi ise Prada’nın çekik güneş gözlüğü modelleri oluyor. Guess’in leopar desenleri ve Ray-Ban’in farklı renkleri kemik çerçeveyle buluşturduğu çekik güneş gözlükleri ise farklılık arayanlara hitap ediyor.  Geometrik Güneş Gözlüğü Modelleriyle Gelen Cesaret   Geometrik şekillerdeki güneş gözlüğü modelleri sezonun öne çıkan trendleri arasında yer alıyor. Kombinlere bohem bir hava katan geometrik güneş gözlükleri özellikle kare, oval ve üçgen yüz hatlarına uyum sağlıyor. Inesta’nın metal çerçeveli köşeli güneş gözlükleri kombinlere uyum sağlarken Osse ve Prada’nın hacimli geometrik güneş gözlükleri, iddialı tarzıyla öne çıkmayı sevenlerin tercihi oluyor.   Yüz şeklinize uygun farklı güneş gözlüğü modellerine Atasun Optik’lerden, http://www.atasunoptik.com.tr’den ve Atasun Optik mobil uygulamasından ulaşılabiliyor.

Anında canlılık ve ışıltı! Haber

Anında canlılık ve ışıltı!

Anında canlılık ve ışıltı! Yaz aylarında güneşin etkileri cildimiz üzerinde daha fazla hissedilir. Güneş ışınları cildi kurutabilir, donuk bir görünüme sebep olabilir ve ciltte lekelerin oluşmasına yol açabilir. Bu nedenle güneşin zararlı etkilerine karşı korunmak için SPF içeren ürünler kullanmak büyük bir önem taşır. Origins GinZingTM SPF 40 Energy Boosting Nemlendirici ile cildiniz bu yaz sağlıkla ışıldarken aynı zamanda güneşin zararlı etkilerine meydan okuyacak! Yazın güneşli günlerinde canlı ve sağlıklı bir ciltle ışıldamak istemez misiniz? Yazın enerjisi cildinizi sararken, güneşin zararlı etkilerine karşı meydan okuyacak bir kalkan arıyorsanız, Origins'in GinZingTM SPF 40 Energy Boosting Nemlendirici tam da aradığınız çözüm!  Origins GinZingTM SPF 40 Energy Boosting Nemlendirici, donuk cilt görünümünü anında sağlıkla ışıldayan ve canlanmış bir cilt görünümüne dönüştürmek amacıyla özel olarak geliştirildi. İçeriğindeki kafein, ginseng ve C vitamini gibi içeriklerle formüle edilen bu eşsiz nemlendirici, cilde anında enerji, nem, ışıltı, ton eşitleme ve güneş koruması sağlar. Uygulandığı anda cilde canlılık ve doğal bir ışıltı kazandırırken yağsız yapısıyla cilde hafif bir renk vererek tonu eşitlenmiş aydınlık bir cilt görünümü sağlar. Yüksek SPF 40 faktörü, UV ışınlarının neden olduğu cilt hasarlarına karşı güçlü bir savunma mekanizması oluşturur. Artık güneşe çıkmaktan çekinmeyin, çünkü cildiniz GinZingTM ile maksimum korumaya sahip olacak. Origins GinZingTM SPF 40 Energy Boosting Nemlendirici, cildinize sağlıklı bir ışıltı ve enerji vermek için sadece bir tık uzağınızda! Bu ürüne hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmak için Sephora, Beymen ve origins.com.tr web sitelerini ziyaret edebilirsiniz. Fiyat: 925 TL

BAYER’DEN GLOBALE ÖNEMLİ ATAMA Haber

BAYER’DEN GLOBALE ÖNEMLİ ATAMA

BAYER’DEN GLOBALE ÖNEMLİ ATAMA İstanbul, 10 Temmuz 2023 – Bayer Türkiye Tüketici Sağlığı Dermatoloji Kategorisi’nde Bepanthol Marka Müdürü olarak görev yapan Gizem Çeltekli, Bayer Tüketici Sağlığı İsviçre Merkez Ofisi’ne Dermatoloji Kategorisi’nde yer alan Canesten markasından sorumlu Global Marka Lideri olarak atandı. Çeltekli, Tüketici Sağlığı Divizyonu’nun “Kadın İntim Sağlığı” portföyünde bulunan Canesten markasının global düzeyde marka pazarlama ve iletişim stratejilerinden sorumlu olacağı yeni görevine 14 Ağustos 2023 itibarıyla başlayacak. “Kadın İntim Sağlığı” alanında yapılacak kısa ve uzun dönemli inovasyon planlamalarında aktif rol üstlenecek. Ayrıca, markanın global stratejisi kapsamında amaç odaklı bir yaklaşım ile kadınları, intim sağlığı hakkında bilinçlendirmeyi ve eğitmeyi hedefleyecek. Robert Kolej’i bitirdikten sonra Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Gizem Çeltekli, kozmetik sektörü ile başlayan kariyeri süresince birçok farklı rolde önemli sorumluluklar üstlendi. Kuru cilt bakımı ve egzama kategorilerinin tüketici ve doktor iletişimlerinde fark yaratan işler hayata geçirdi. Kuru göz alanındaki global inovasyonların Türkiye lansmanlarına liderlik ederek büyük başarılara imza attı. Aktif rol aldığı projelerle farklı global ve lokal ödül programlarından 46 sektörel ödülü bulunan Çeltekli, 2019 yılından bu yana Bayer Tüketici Sağlığı’na çalışmaları ile değer katmaya devam ediyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. Ürün ve hizmetleri; artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına çözüm bulmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket; faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2022 mali yılı itibarıyla 101.000’e yakın çalışana ve 50,7 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 6,2 milyar Avro düzeyindedir. Daha fazla bilgiye www.bayer.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Mevsim değişikliklerinde orta kulak iltihabına dikkat! Haber

Mevsim değişikliklerinde orta kulak iltihabına dikkat!

Mevsim değişikliklerinde orta kulak iltihabına dikkat! Orta kulak iltihabının en sık 3 ay ile 3 yaş aralığındaki çocuklarda görüldüğünü hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kemal Akpınar, “Yetişkin bireyler de orta kulak enfeksiyonu geçirebilir ancak bu oran çocuklardaki kadar yüksek değil. Kulak enfeksiyonlarının çoğu uzun vadede ciddi komplikasyonlara yol açmaz. Tekrarlayan orta kulak iltihabı vakalarında çeşitli komplikasyonların görülme sıklığı artabilir. Bu komplikasyonlar arasında işitme kaybı, özellikle küçük çocuklarda konuşmanın gecikmesi ve gelişme geriliği, enfeksiyonun kulak çevresi kemiklere, nadiren beyin ve beyin zarlarına kadar yayılması yani menenjit sayılabilir. Ayrıca kulak zarının yırtılması vakalarının çoğu genellikle 3 gün içerisinde iyileşse de bazı durumlar cerrahi olarak onarım gerektirebilir” dedi. Uzun süren semptomlarda mutlaka doktora başvurulmalı Orta kulak iltihaplarının çoğunun ciddi olmadığını ve ağrı kesiciler, ateş düşürücüler gibi semptomatik tedavi yaklaşımlarının çoğunlukla yeterli olduğunu dile getiren Dr. Kemal Akpınar, “Semptomlar gerilemediğinde ve uzun sürdüğünde, 6 aylıktan küçük çocuklarda, çok şiddetli kulak ağrısı varlığında, kulaktan kanlı ya da iltihaplı sıvı gelmesi durumunda ve işitme kayıplarında mutlaka vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı” uyarısında bulundu. Dr. Kemal Akpınar, kulak enfeksiyonları için 6 risk faktörünü şöyle paylaştı: 6 ay ile 2 yaş arasındaki bebekler ve küçük çocuklar kulak enfeksiyonu açısından risk altında olan yaş grubudur. Kreş, anaokulu gibi çocukların gruplar halinde bakım gördüğü ortamlarda soğuk algınlığı ve kulak enfeksiyonlarına yakalanma riskleri genellikle artar.Aile bireylerinin herhangi birinde tekrarlayan orta kulak iltihabı ya da geçirilmiş kulak enfeksiyonu varlığında kulak enfeksiyonu riski artabilir.Soğuk algınlığı çocuklarda hastane başvurularının en yaygın diğer sebepleri arasında yer alır. Soğuk algınlığı genellikle kulak enfeksiyonlarına yatkınlığı artırır.Alerjiler nedeniyle burun pasajında ödem ve üst solunum yollarında iltihaplanma görülebilir. Orta kulakta sıvının birikmesine yol açan bu durum kulakta basınç artışına, ciddi ağrılara ve enfeksiyonlara neden olabilir.Kronik hastalığı olan bireylerde, bağışıklık sistemi baskılanmış ya da astım ve kistik fibrozis gibi çeşitli kronik solunum yolu rahatsızlıkları olan hastalarda kulak enfeksiyonu görülme riskinde artış gözlenir.Bazı hava durumu faktörleri orta kulak iltihabı açısından risk oluşturabilir. Özellikle sonbahar ve kış ayları, mevsimsel alerjisi olan bireylerde ise polen miktarının arttığı dönemlerde kulak enfeksiyonu görülme sıklığı artabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.